Thursday, July 28, 2005

The War of the Worlds (Movie / Sinema)


When I heard about this movie, I got really excited about it. Because, I imagined that the master, Steven Spielberg, got the Tom Cruise again and made another perfect science fiction movie like Minority Report. After that, I saw the trailer and like the effects. My couple fanatic science fiction friends went to movie at the first week and they just graded it as C+. I was really surprised with that kind of critics. Of course, I went to movie too and I got really disappointed. This can not be Spielberg movie, what a poor story and primitive effects. Tom Cruise is just doing fine for his average role. Nothing is extraordinary in the scenario.

I think the problem was the story. It is coming from 1960’s. It is too old and too routine. Story start with unusual storms all over the world. After a while this thunders are used for aliens’ transportation to the world. They start to invade world by killing thousands. Tom Cruise gets his family and tries to go Boston. During this journey, there are many obstacles by aliens and people. At the end he achieves to reach Boston. May be my expectations was too high for the movie. I expect another Minority Report. In short, this is not the movie that Spielberg usually does. Do not waste you time with this one, watch the Minority Report again and think about future.

Bu filmin adi ilk defa gecmeye basladiginda, Steven Spielberg gibi bir ustanin ve Tom Cruise’un yine Minority Report benzeri bir Bilim Kurgu harikasi yaratacaklarini dusunmustum. Bir sure sonra filmin kisa tanitim parcasini gordum ve effeklerden baya etkilendim. Filmin ilk haftasinda bilim kurgu hastasi olan bir kac arkadasim hemen filme gittiler ve filmi sadece C+ olarak degerlendirdiler. Bu tur elestitriler karsisinda sasirdigimi kabul etmeliyim. Tabiki bende filme gittim ve hayal kirikligina ben de ugradim. Bir Spielberg filmi olmayacak kadar siradan bir hikaye ile karsilastim Ayrica filmin effekleide parcada gordugum kadar etkileyici degildi. Tom Cruise rolunun geregini yerine getirmis. Fakat bence filmde hic de olaganustu bir yon yoktu.

Filme konu olan hikaye, 1960’lardan kalma bir bilim kurgu romani. Bana gore gunumuz icin oldukca basit kalmis bir kurguydu. Filim, dunyanin cesitli yerlerde gerceklesen olagan disi firtinalarla basliyor. Bir sure sonra bu firtinalarin dunyaya diger yaratiklari tasimak icin gerceklestigi aciga cikiyor. Yaratiklar dunyayi isgale basliyor ve binlerce insani olduruyorlar. Tom Cruise ise ailesi ile Boston’a ulasmaya calisiyor. Bu yolculuk boyunca gerek yaratiklar ve gerekse insanlar tarafindan kaynaklanan bir suru engelle karsilasiyorlar. En sonunda Boston’a ulasiyorlar. Belki benim beklentilerim filim icin cok yuksekti. Sinemaya yeni bir Minority Report bulma hayaliyle gitmem hataydi. Kisaca, Dunyalar savasi Spielberg’in her zamanki klasiklerinden biri degil Zamanizi bos yere harcamayin. Minority Report’u bir kez daha seyredin ve gelecekle ilgili kurgulariniza devam edin.

Cenk Sumbas

Monday, July 11, 2005

Confessions of an economic Hit Man (Book / Kitap)


Creating a Global Empire is not easy. In this book, you will find the other side of America. John Perkins identifies himself as an Economic Hit Man who works for “Corporatocracy” means big corporations network in America.. His mission was simple. He creates optimistically inflated economic forecasts for developing countries which lead big projects sponsored by IMF and World Bank. All these big projects facilitated by big US corporations. As a result of this cycle, money comes back to US and the developing country goes in debt that never can be repaid. But, the unpaid debt gives to US economic and politic leverage against these developing countries.

During this process, there were certain assumptions. First assumption was the leader of the developing country was always corrupt. He shows these facts by examples. The other bothering fact was only little part of the developing country’s population gets benefit from these big projects including ruling family but the majority of the population gets poorer due to unpaid debt.

John Perkins made this cycle happened in Indonesia, Saudi Arabia, Iran, and Columbia. He also worked with Panama. But, Panama’s president Omar Torrıjos has special place in Perkins memory. Because he had seen the big picture painted by US and he was not corrupt. Also Perkins defines three levels for Economic invasion as described above. First level is Economic Hit Man what he does. If this is not working then Jackal comes to play and the leader gets assassinated. There are two examples for this level. They are Panama’s president Torrıjos and Equator’s president Roldos killed by CIA’s Jackal connection. Finally, third level is military invasion like in Panama and Iraq.

Perkins worked as Economic Hit Man during 70’s when Robert McNamara was the head of World Bank. Book makes sense a lot as a whole with this fact. Because, Robert McNamara was one of the biggest fan of Global Empire as USA. Then, I remember Mr.Wolfwofıtz, World Bank nomination and Mr. Bolton’s UN nomination by Bush Administration. Is history repeating himself again?

Super guc olmak kolay degıl. Bu kıtapda Amerıka’nın dıger yuzunu gormek mumkun. John Perkıns kendini Amerıka’nın cıkarı ve buyuk sırketlerı icin calısan Ekonomik Kiralık Katil olarak tanımlıyor. Bunun icin calıstıgı sırkette, gelismekte olan ulkeler icin asırı iyimser ekonomik tahmınler gelistirmektedir. Bu tahmınler sonucunda ortaya buyuk caplı projeler sunulur ve bu projeler Dunya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından fınanse edilir. Fınanse edılen bu buyuk projeler tabiki buyuk Amerıkan sirketleri tarafından hayata gecirilir. Bu sayede para Amerika icinde kalmıs olur.Ayrıca projenın yapıldıgı ulke hıc bır zaman icinden cıkamayacagı borc batagına girmis olur. Yaratılan borc batagı Amerıka’ya bu ulkeye karsı buyuk polıtık ve ekonomık avantajlar saglar.

Bu olaylar ıcın kesınlesmıs varsayımlar tanımlanıyor. Bunlardan birincisi, gelısmekte olan ulkenın basındakı yonetıcıler her turlu yolsuzluklara acıktır. Yazar bu varsayımın dogrulugunu orneklerle acıklıyor. Dıger rahatsız edıcı bır gercek ıse, bu projeler sonunda sadece halkın kucuk bir bolumu (bastakı yonetıcıler buna kesınlıkle dahıl) fayda saglar ve refah seviyesini artırır. Geri kalan buyuk kesım kendını devletın borc batagı yuzunden daha da fakirlesmis bulur.

John Perkıns yukarıda tanımlanan bu seneryoyu Endonezya, Suudı Arabıstan, Iran, ve Kolumbıa’da basarı ıle uygulamıs. Ayrıca Panama’da da calısmıs ve Panama’nın Baskanı Torrıjos’yu saygıyla anıyor. Çunku Torrıjos Amerıka tarafından oynanan bu buyuk oyunu gorebilmıs ve yolsuzluklara bulasmamıs bir lider. Perkıns, bu senaryonun tamamlanması ıcın uc sevıye tanımlıyor. Birinci sevıye, kendısı gıbı Ekonomık Kıralık Katıller tarafından yapılıyor. Eger bu plan yurumezse, ikincı asamada Cakal tanımlı suıkastcılar sahneye gırıyor ve lıder suıkast sonucu ortadan kaldırılıyor. Bu asamanın orneklerı ıse Panama baskanı Torrıjos ve Ekvator baskanı Roldos. Bu asamalardan sonuc alınmaz ıse ucuncu ve son asama gecılıyor. Bu asama ıse askerı ısgal. Bunun orneklerı ıse Panama ve Irak.

Perkıns, Ekonomık Kıralık Katıl olarak 70 lı yıllarda calıstı. Bu zaman diliminde Dunya bankasının basında Amerıkanın Sahin Cumhuriyetcilerınden McNamara Dunya bankasının basında idi. Bu gercegı hatırlayınca butun taslar yerlı yerıne oturuyor. Butun bunları okuduktan sonra Bush yonetiminin nıye Wolfzowıtz’i dunya bankasına ve Bolton’u Bırlesmis Mılletlere gonderme cabası ıcınde oldugunu anlamak zor degıl. Acaba tarıh kendını tekrar mı edıyor?

Cenk Sumbas

Tuesday, July 05, 2005

The Crisis of Islam (Book / Kıtap)


Bernard Lewis is one of the most knowledgeable people on Middle East in the USA. He has big audience, what he writes is important due to his credentials. “The Crisis of Islam” tries to define Islamic societies struggle between terror and modernity. Mr. Lewis is giving historical background of Islam and important milestones of Middle East. But he is failing to define USA roles in these events.

He refers Nazi Germany, and Russian for lots of interventions. Also, ridiculously, he claims that USA has not behaved empirically like others. After this claim, he states, USA successive policy is not creating single regional power that could dominate the area and oil. I think, USA has been behaving empirically since they are in the region to achieve this policy. That’s why corrupt tyrants who rule over Arabs has the USA helps for long time. This is also mentioned in the book many times.

One point I agree with him %100 is that democracies are more difficult to create, and they are also more difficult to destroy. Maybe, this is the reason that imperial forces like England, Russia, and America did not create democracies in the Middle East. I think, lack of democracy in the region is the main source of the all problems.

Mr. Lewis’s another comment on Islamic terror is Islamic fundamentalist are always looking for Christianity as infidels to attack like they did in the past with Crusaders. He believes that idea still shape Muslim minds. This is not true as well, because major Islamic movement started by Soviet occupation in Afghanistan against to communist Soviets which are not Christians.

There are many historical facts in the book, but you can see Mr. Lewis’s republican side easily. I could not find the answer to “Why is Islam in the crisis” after reading the book.

Bernard Lewıs, Amerıka en cok tanınan Orta Dogu uzmanlarındandır. Bu yuzden yazdıklarının Amerıkan toplumunun dusenceleri uzerinde etkısı oldugu tartısılmaz. Bernard Lewıs “The Crısıs of Islam” ısımlı kıtabında Islam dunyasının teror ıle modern yasam arasındakı cıkmazını tanımlaya calısıyor. Islam ve Orta Dogu tarıhının onemlı olaylarını kıtapta tanimlanmis, ancak bu olaylardakı Amerıkan rolunu acıklamakta pek basarılı oldugu soylenemez.

Nazı Almanyası ve Rusya'yı bır cok kez Orta Dogu'ya karısmakla suclayan Lewıs komık bır sekılde Amerıkanın onlar gıbı Orta Dogu'ya yayılmacı bır guc olarak karısmadıgını ıddıa edıyor. Kıtabın ılerleyen kısımlarında ıse Amerıkanın basarısının bolgeye ve petrole tek basına hukmetmıyecek bır guc yaratmamak oldugunu belırtıyor. Bana gore ıse Amerıka bolgeye geldıgınden berı hukmedıcı bır guc olarak davrandı. Bu yuzdendır kı dıktatorler hala arablar uzerınde Amerıkanın yardımı ıle hukmetmeye devam edıyor.

Lewıs kıtabında Demokrasılerı yaratmanın zor oldugunu ve hatta onları yıkmanın daha zor oldugunu soyluyor. Bu noktada kendısıne %100 katılıyorum. Belkıde bu yuzden buyuk gucler Orta Dogu da demokrasıler yaratmıyorlar. Zaten bolgedekı sorunların ana nedenı demokrası eksıklıgınden kaynaklanıyor.

Lewıs ayrıca Islamı teroru acıklarken Koktendıncılerın herzaman ıcın Hırıstıyanlıga saldırdıgını bunun da nedenını gecmıstekı haclılarla yasanan olaylara baglıyor. Fakat bunun da gercegı yansıtmadıgı bır gercek. Çunku koktendeıncılerın ılk cıddı buyuk hareketı hrıstıyan olmayan Komunıst Rusya'ya karsı Afganıstan'da yasandı.

Bır cok tarıhı gerceklerın bulundugu kıtapda Lewıs'ın Cumhurıyetcı dusuncelerının etkısını acıkca gorülüyor. Kıtabı okuduktan sonra hala Islam nıcın hala krızde sorusunun cevabını tam olarak bulamadım.

Cenk Sumbas